Anti Sosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi

19 Eylül 2014
Anti Sosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi

Kişinin, çevresinde yaşayanların haklarına ve toplumun kurallarına sık sık ve sürekli olarak saygısızlık etmesi, saldırması ve bu duruma bağlı olarak ortaya çıkan davranışlara verilen addır. Daha çok erkeklerde görülür. Genellikle antisosyal kişilik bozukluğu ile sosyapat kişiliği aynı anlamda kullanılır. Aralarındaki fark; sosyopatların tamamı aynı zamanda anti sosyal kişilik bozukluğu olan kişilerdir. Ama her anti sosyal kişilik bozukluğu olan kişi sosyopat olmaz.

 

 

Belirtileri

  • Yasalara uygun bir yaşam sürememe. Yasalara sık sık karşı gelme. Toplumun kurallarına uygun yaşayamama.
  • Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirme. Kendi zevki, menfaati için insanları aldatma ve bundan pişmanlık duymama. Takma isim kullanma.
  • Dürtülerine hakim olamama, gelecek planı yapmama veya yapamama.
  • Devamlı olarak saldırgan davranışlar sergilemek, kavgacı bir kişilik yapısına sahip olmak.
  • Kendisine ve başkalarını tehlikeye düşürecek şeyler yapma, güvenlik algısının olmaması veya zayıf olması
  • Başladığı işi bitirememe, kar zarar hesabı yapmama veya yapamama. Bir işte sürekli olarak çalışamama.
  • Başkalarına verdiği zararlardan dolayı sorumluluk hissetmeme ve pişman olmama. Yaptıklarına kendince mantıkla açıklamalar getirme.
  • Yukarıdaki maddelerden üçünün bulunması, yaklaşık olarak 15 yaşından bu yana devam ediyor olması halinde o kişide antisosyal kişilik bozukluğu olduğu anlamına gelir.

Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler, kavga, sahtekârlık, hırsızlık, alkolizm, uyuşturucu madde bağımlılığı, kumar ve şans oyunlarına düşkünlük, toplum içinde ve aile arasında uyumsuz davranışlar gösterirler. Suçluluk duymazlar.

 

 

Tedavisi

 

 

Antisosyal kişilik bozukluğunun tedavisi oldukça zor ve uzun sürelidir. Tedavide en önemli kural, anti sosyal kişilik bozukluğu tedavi edecek olan doktorun işini iyi bilmesi, hastanın tedavi olmayı istemesi ve bu konuda istekli davranmasıdır. Hastanın ahlaki durumu tespit edilerek buna göre tedavi uygulanır. Ayrıca tedavi başlarken terapist, hastayı kendisinin de istekli olması konusunda bilgilendirmelidir. Terapinin süresi, sınırı, zamanı konusunda belirlenmiş ilkeler uyulmalı ve hastaya tedavi sürecinin zorlu ve uzun sürebileceği söylenmelidir.

Bu yazı hakkında yorumunuzu bekliyoruz

AŞAĞIDAN YORUM YAPABİLİRSİNİZ.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık